Anayasa Mahkemesi, basit yargılama usulünde itiraz sonrası duruşma açılmasına ilişkin hükümleri iptal etti
Anayasa Mahkemesinin 2020/79 E., 2023/113 K. sayılı kararının gerekçesi ile 23.03.2021 tarihli yazımızdaki değerlendirmelerin karşılaştırması.
23.03.2021 tarihli yazımızda ceza yargılamasındaki basit yargılama usulünün hukukun temel ilkelerine ve Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade etmiş, eleştirilerimizi ve çözüm önerimizi paylaşmıştık.
Anayasa Mahkemesi 22.06.2023 tarihli 2020/79 E., 2023/113 K. sayılı kararıyla CMK m. 252’nin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesini; bu cümlenin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan aynı fıkranın diğer cümleleri ile (3), (4), (5) ve (6) numaralı fıkralarını iptal etmiştir. İptal hükümleri, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
Aşağıda yazımızdaki tespitleri ve kararın gerekçesinden ilgili bölümleri karşılaştırmalı olarak sunuyoruz.
Yargılamayı hızlandırma amacı
23.03.2021 tarihli yazımız
Hükme itiraz edilmemesinin istisna olduğu gözetildiğinde yargılama en az itirazın ardından açılacak ilk duruşmaya kadar uzamış durumdadır. Bu sebeplerle basit yargılama usulünün amaçlanan hızı kazandırmayacağı kanaatindeyiz.
Anayasa Mahkemesi kararı, § 184
Kuralla sanık veya mağdur ya da şikâyetçi tarafından basit yargılama usulüne göre verilen karara hangi nedenle itiraz edildiğine bakılmaksızın her durumda duruşma açılarak yargılama yapılması zorunlu hâle getirilmektedir. Kural, itirazın niteliği gereği duruşma açılmasına gerek bulunmayan hâllerde dahi mahkemeye 251. madde kapsamında verdiği kararı düzeltme imkânı tanımamaktadır. Bu durumun basit yargılama usulünün ihdas edilmesinde temel amaç olan yargılama sürecinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasına olumsuz etkide bulunacağı açıktır. Dolayısıyla Kanun’un 251. maddesine göre verilen karara itiraz üzerine mahkemenin dosya üzerinden sonuçlandırılabilecek itirazlarda dahi yargısal sürecinin uzamasına neden olacak şekilde her durumda duruşma açarak yargılamaya devam etmek zorunda bırakılması Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasına ilişkin ilkeye aykırılık oluşturmaktadır.
Hâkimin tarafsızlığı
23.03.2021 tarihli yazımız
Yargılama sırasında hâkimin kanaatini açıklaması (ihsas-ı rey) hâlinde davaya devam etmesi mümkün değilken, basit yargılama usulünde kararını gerekçeleriyle açıklayan aynı hâkimin itiraz üzerine tarafsız biçimde yargılama yürütebileceğinin düşünülmesi hukuka ve kanuna uygun değildir.
Anayasa Mahkemesi kararı, §§ 172, 175
Tarafsızlığın mahkemenin yapısı ve işleyişi ile davaya bakmakla görevli hâkimin davranışları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Hâkimin birey olarak mevcut davadaki kişisel tarafsızlığı, tarafsızlığın öznel yönünü, kurum olarak mahkemenin kişide bıraktığı tarafsızlık izlenimi ise tarafsızlığın nesnel boyutunu ortaya koyar.
Hâkimin daha önce davanın esasına dair görüşünü açıklaması devam eden yargılamada vereceği aynı nitelikteki karar açısından önyargılı bir yaklaşım sergileyebileceği sonucunu oraya çıkarabilir. Bu durum tarafsızlık açısından kişiler nezdinde makul güvenin oluşmasını engelleyerek yargılamayı hakkaniyet boyutundan uzaklaştırabileceği gibi hâkimi açıkladığı önceki görüşü nedeniyle iç dünyasında oluşan baskının etkisiyle hareket etmesine de neden olabilir.
Çözüm önerimiz
Yargıyı hızlandırma hedefiyle çelişeceğini düşünmekle birlikte, en azından Anayasa’ya uygun bir yargılama faaliyetinden söz edilebilmesi için aşağıdaki önerimiz doğrultusunda yasal düzenleme yapılması gerektiği kanaatindeyiz.
Basit yargılama usulü uygulanmaya devam edilecekse, iş bölümü esasıyla bu usulü uygulamakla görevli ceza mahkemeleri oluşturulmalı; bu mahkemelerce verilen karara itiraz edilmesi ve kararı veren mahkemece düzeltme yapılmaması hâlinde mahkeme dosyadan el çekmeli, dosya yeniden tevzi edilerek genel hükümlere göre yargılama yapacak asliye ceza mahkemelerinden birine gönderilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayım tarihindeki mevzuat ile içtihada göre hazırlanmıştır. Hukuki görüş niteliğinde değildir; somut durumunuz için ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
← Tüm yayınlarHukuki durumunuzu birlikte değerlendirmek için görüşme talep edin.