Ceza yargılamalarında basit yargılama usulüne ilişkin eleştirimiz

Ceza hukuku23 Mart 2021

Basit yargılama usulünün yargılamayı hızlandırma amacına ulaşamayacağı ve itiraz üzerine aynı hâkimin yargılamaya devam etmesinin tarafsızlık ilkesiyle bağdaşmadığı yönündeki değerlendirmemiz.

Basit yargılama usulü hakkında

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 vd. maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü, ceza yargılamalarına sürat kazandırmayı ve mahkemelerdeki duruşma yoğunluğunu azaltmayı hedeflemektedir. Bu usule göre tensip zaptıyla sanık ve müştekiye, basit yargılama usulüne göre duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verileceği, savunma ve şikâyetlerini mahkemeye iletmeleri gerektiği ihtar edilir. Verilen sürenin ardından mahkeme dosyayı inceleyerek karar verir ve kararı tebliğe çıkarır. Yedi gün içinde karara itiraz edilmesi hâlinde duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılama yapılır.

Yargılamayı hızlandırma etkisi bulunmamaktadır

Her ne kadar basit yargılama usulünün yargılamayı hızlandırma etkisi olduğu iddia edilse de genel uygulamada duruşma açılıp başkaca delil toplanmasına gerek olmayan hâllerde ilk duruşmada dahi karar verilebilirken basit yargılamada önce tarafların savunma ve şikâyetleri yazılı olarak alınmakta, bunun üzerine bir karar verilmekte ve itirazın ardından yine genel hükümlere göre yargılama yapılmaktadır. Hükme itiraz edilmemesinin istisna olduğu gözetildiğinde yargılama en az itirazın ardından açılacak ilk duruşmaya kadar uzamış durumdadır. Bu süre içinde karara çıkılabilecek dosya sayısının, basit yargılama usulüne göre itiraza uğramadan kesinleşen karar sayısından çok daha fazla olacağına kuşku yoktur. Bu sebeplerle basit yargılama usulünün amaçlanan hızı kazandırmayacağı kanaatindeyiz.

Hâkimin tarafsızlığı ilkesini ihlal etmektedir

Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki “itiraz” kavramı öğretide eleştirilmektedir. İtiraz, 5271 sayılı Kanun’un olağan kanun yolları kısmında düzenlense de kanun yolunun özelliklerini, yani durdurma ve aktarma etkilerini göstermemektedir. Ceza yargılamasında kural olarak itirazın durdurma etkisi yoktur. İtirazın aktarma etkisi bulunsa da bu aktarma bir üst mercie (dikey) değil, kararı veren merci ile aynı düzeydeki bir mercie (yatay) yapıldığından bu etki sınırlıdır.

Basit yargılama bakımından ise itirazın aktarma etkisi hiç bulunmamaktadır. İtiraz edilen mahkeme, duruşma açarak dosyayı kendisi görmektedir. Bu bakımdan basit yargılamada etkili bir itiraz yolundan söz etmek mümkün değildir. Bu uygulama, hukukun temel ilkelerinden olan hâkimin tarafsızlığına gölge düşürmektedir.

Yargılama sırasında hâkimin kanaatini açıklaması (ihsas-ı rey) hâlinde davaya devam etmesi mümkün değilken, basit yargılama usulünde kararını gerekçeleriyle açıklayan aynı hâkimin itiraz üzerine tarafsız biçimde yargılama yürütebileceğinin düşünülmesi hukuka ve kanuna uygun değildir.

Kanaatimizce basit yargılama usulünde verilen karara karşı itiraz dilekçesiyle birlikte CMK m. 24 vd. uyarınca hâkimin reddi talebinde bulunulması hâlinde bu talebin kabulü gerekecektir. Zira kanaatini gerekçeleriyle açıklamış olan hâkimin dosyadan el çekmesi gerekir.

Çözüm önerimiz

Basit yargılama usulü ceza yargılamalarında uygulanmaya devam edilecekse, iş bölümü esasıyla bu usulü uygulamakla görevli asliye ceza mahkemeleri oluşturulmalı; bu mahkemelerce verilen kararın itiraza uğraması hâlinde dosya yeniden tevzi edilerek genel hükümlere göre yargılama yapacak asliye ceza mahkemelerinden birine gönderilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayım tarihindeki mevzuat ile içtihada göre hazırlanmıştır. Hukuki görüş niteliğinde değildir; somut durumunuz için ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

← Tüm yayınlar

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirmek için görüşme talep edin.